Giresun'un Görele ilçesinde geçtiğimiz ağustos ve eylül aylarında görülen salgın hastalıkların sonrasında içme suyu kaynaklarında kapsamlı incelemeler yapıldı. Görele Belediye Başkan Vekili Aysel Uzun, depolara ulaşan işlenmemiş ham suda norovirüs varlığının belirlendiğini duyurdu.

Aysel Uzun yazılı açıklamasında, yaşanan vakaların ardından su depolarından tahlil amacıyla numuneler toplandığını aktardı. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Ulusal Referans Laboratuvarı bünyesinde yürütülen analiz sonuçlarının belediyeye ulaştığını bildiren Uzun, depolara giriş yapan ham suda salgının kaynağı olan norovirüsün saptandığını kaydetti.

Arıtma Sonrası Temiz Çıktı

Tesislerde uygulanan arıtma prosedürlerinin ardından depo çıkış noktasından yeni örnekler alındığını belirten Uzun, bu numunelerde virüse rastlanmadığını açıkladı. Sağlık Bakanlığı kanalıyla iletilen inceleme raporunda, aynı tür sağlık sorunlarının tekrarlanmaması hedefiyle uygulanması gereken çeşitli tedbirlere ve önerilere yer verildi.

Raporda yer alan uyarılarda, mezbahalar ile hayvan çiftliklerine ait atıkların yüzeysel su havzalarına karışmasını engellemek amacıyla saha denetimlerinin sıklaştırılması talep edildi. Katı atıkların toplanması ve ortadan kaldırılması süreçlerindeki aksaklıkların giderilmesi istenirken, özellikle köy yerleşimlerinde biriken çöplerin mevzuata uygun şekilde bertaraf edilmesi gerektiği hatırlatıldı. Atık idaresinin içme suyu havzaları, dere yatakları ve yaşam alanlarında risk oluşturmayacak biçimde yapılması gerektiği aktarıldı.

Kurumlar Arası İş Birliği ve Virüsün Yapısı

Resmi inceleme raporunda ayrıca kaymakamlık, belediye, İl Özel İdaresi ve İlçe Sağlık Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili tüm idari birimlerin kesintisiz bir koordinasyonla çalışması ve alınan önlemlerin periyodik biçimde gözden geçirilmesi istendi.

Mide ile bağırsak sistemini doğrudan etkileyen ve oldukça bulaşıcı bir karaktere sahip olan norovirüs; bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı ile halsizlik gibi şikayetlerle kendini gösteriyor. Bulaşma çoğunlukla kirli su ve yiyeceklerin tüketimi, hasta bireylerle temas ya da virüslü yüzeylere dokunulmasıyla meydana geliyor. Belirtileri temasın hemen ardından başlayan hastalık birkaç günde geçse de özellikle çocuklarda, yaşlılarda ve zayıf bağışıklığa sahip kişilerde sıvı kaybı açısından dikkat gerektiriyor.