Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Martínez‑Garzón ve ekip arkadaşlarının Science dergisinde 2026 yılında yayımlanan çalışmasına değindi. Çalışmada, İstanbul’u etkileyebilecek fayın kilitli bölümlerinin incelendiği ve 1766 yılından beri biriktiği varsayılan kayma açığının bazı parametrelerle yeniden ele alınması gerektiği vurgulandı.

Parametrelerin Önemi Bektaş, kayma açığı ve olası depremin sismik momenti hesaplanırken üç temel unsurun göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Bu unsurlar arasında fayın derin kesimlerindeki sürünme hareketi, bölgedeki sediman örtüsü ve fayın gerçek kilitlenme derinliği yer alıyor.

Bu parametrelerin yeniden değerlendirilmesinin, varsayılan kayma açığı ve gelecekteki depremin sismik momentinin daha düşük bir değerle ortaya çıkabileceğini gösterdiği ifade edildi. Ancak bu durum, İstanbul’da beklenen depremin kesin olarak daha düşük büyüklükte olacağı anlamına gelmiyor.