Jean-Marie Pfaff, Trabzonspor’da geçirdiği bir sezonu, ödeme anlaşmazlığı nedeniyle takımdan ayrılışını ve bordo-mavili kulübe duyduğu bağlılığı anlattı. Belçikalı kaleci, Trabzon’da oynadığı için gurur duyduğunu ve kenti özlediğini söyledi.

Trabzonspor’da geçirdiği bir sezon

1989’da Belçika’nın Lierse SK takımından Trabzonspor’a transfer olan Pfaff, bordo-mavili formayı bir sezon giydi. Futbol kariyerini Trabzonspor’da noktalayan kaleci, kariyeri boyunca 595 karşılaşmada görev yaptı. Trabzon’daki dönemini anlatırken, kulüpteki başkanı saygıyla andığını ve orada tanıdığı insanları kalbinde taşıdığını belirtti.

Pfaff, Trabzon’da kendisini evinde gibi hissettiğini, ailesinin de kentte güzel zaman geçirdiğini söyledi. Eşi ve çocuklarının hâlâ Trabzon’dan söz ettiğini aktaran eski kaleci, Türklerle görüştüklerinde kenti özel bir yer olarak anlattığını dile getirdi. Trabzon’da yaşadığı günleri ve hamsiyi özlediğini belirten Pfaff, o yılı kendisi için çok değerli olarak niteledi.

Takım arkadaşları arasında Yeşiç, İskender, Hami ve Orhan’ı anan Pfaff, o dönemde Şenol Hoca’nın takımın başında olduğunu söyledi. Genç futbolcuların antrenmanlara katıldığı zamanlarda onlara daha fazla fırsat verilmesi ve güven duyulması gerektiğini düşündüğünü aktardı. Ancak Trabzonspor’daki görevinin yarım kaldığını, ödeme konusunda yaşanan anlaşmazlık sonucunda sözleşmesinin feshedildiğini ifade etti.

Ayrılık ve kariyerine dair değerlendirmeleri

Pfaff, Trabzonspor’la kupa finalini kaybettiklerini ve ligi üçüncü sırada tamamladıklarını hatırlattı. Kupa kazanmanın önemine değinen eski kaleci, hem final yenilgisi hem de Trabzon’dan ayrılması nedeniyle üzüldüğünü söyledi. Buna karşın bordo-mavili takımda oynadığı için gururlu olduğunu vurguladı.

Trabzon’a gitme kararında çevresinde tanıdığı Türklerle kurduğu dostlukların da etkili olduğunu belirten Pfaff, bazı kişilerin bu tercihini sorguladığını anlattı. Başka teklifler aldığını, daha yüksek ücretli seçeneklerin bulunduğunu ve Japonya’ya gidebileceğini söyledi. Ancak Trabzonspor’u seçmekten pişman olmadığını dile getirdi.

Kendi jenerasyonundaki kaleciler arasındaki rekabete ilişkin konuşan Pfaff, en iyi kaleci seçildiğini ve bunu sahadaki sonuçların gösterdiğini belirtti. Babasız büyüdüğünü, 12 kardeş olduklarını ve 10 bin nüfuslu bir kasabadan çıkarak Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası gibi büyük turnuvalarda oynadığını anlattı. Bu yolculukta ailesine ve kardeşlerine teşekkür etti.

Türkiye futboluna ilişkin görüşleri

Türkiye’nin iyi oynadığını ancak gol bulmakta zorlandığını söyleyen Pfaff, hücumda farklı seçeneklerin denenebileceğini belirtti. Yenilgilerin ardından da devam etmenin ve kendine inanmanın önemini vurguladı. Türkiye’nin potansiyeli olduğunu ifade eden eski kaleci, bazı oyuncuların kulüplerinde fazla süre alamadığına dikkat çekerek gençlere güvenilmesi ve yeni yeteneklerin araştırılması gerektiğini söyledi.

Pfaff, Türkiye’nin iki mağlubiyetin ardından disiplinli oynaması gerektiğini, Fransa karşısında iyi bir performans sergilendiğini aktardı. İyi oynayıp kaybetmenin üzücü olduğunu ancak mücadeleyi sürdürmek gerektiğini kaydetti. Belçika karşılaşmasını zor olarak değerlendiren Pfaff, Türkiye’nin konsantre ve kontrollü oynaması gerektiğini söyledi; iki takımın da kazanmak isteyeceğini belirterek Türkiye’nin galip gelebileceğini ifade etti.

Röportajın sonunda Pfaff’a Trabzonspor kaleci kazağı hediye edildi. Duygulandığını belirten eski kaleci, Trabzon’u ve kendisini unutmayanları unutmadığını söyledi. Kente kesinlikle geri döneceğini dile getiren Pfaff, Trabzonspor’a, Trabzon halkına ve taraftarlara teşekkür etti; kulübün kendisi için sportif ve sosyal açıdan unutulmaz olduğunu ifade etti.