Mısırlı futbol yıldızı Muhammed Salah, doğup büyüdüğü Nagrig köyüne düzenlenen ziyarette, kendisini 8 yaşında keşfeden ilk antrenörü Ghamri Abdel‑Hameed El‑Saadani ve köy muhtarı Hacı Maher Şite ile görüşme fırsatı buldu. Ziyaret sırasında futbolcunun çocukluk yılları, köydeki izleri ve Türkiye’deki kariyeri üzerine samimi açıklamalar yapıldı.

İlk Antrenörün Değerlendirmesi El‑Saadani, Salah’ın köklerine dikkat çekerek, "Muhammed Salah'ın doğduğu yer, başladığı yerdir. O, Mısır ve Arapların gururudur ve Mısır'ın elçisidir" ifadelerini kullandı. Dünya çapında merak edilen soruya da yanıt aradıklarını belirten antrenör, "Dünya, Salah’ın Liverpool ve İngiltere Ligi'nden sonra neden Türkiye Ligi'ne yöneldiğini soruyor. Biz bu sorunun cevabını bulduk: O, büyük bir keyif ortamı yarattı ve halklar arasında yakınlaşma sağladı" dedi. Ayrıca, "Salah sayesinde Türk halkına daha da yaklaştık. O sadece bir futbolcu değil, bir elçi haline geldi" şeklinde sözlerini tamamladı.

Köy Muhtarının Görüşleri Nagrig köyünün mühendisi ve muhtarı Hacı Maher Şite, ziyaret eden gazetecileri ve Salah’ı memleketine hoş karşıladığını belirtti. Köydeki Muhammed Salah Gençlik Merkezi’nin, futbolcunun büyüdüğü yer olduğunu vurgulayan Şite, "Köyün adı artık uluslararası alanda anılıyor. Bu, Kaptan Muhammed’in Liverpool ve şu anda Trabzon’da bulunmasının bir lütfu" ifadelerini kullandı. Salah’ın İngiltere’deki performansının köyü olgunlaştırdığını ve adını dünyaya duyurduğunu ekledi.

Türkiye Ligi’nin Geleceğe Etkisi Şite, Türkiye Ligi tercihinin olumlu sonuçlar doğuracağını düşündüğünü dile getirdi. "Türkiye zaten İslami bir ülke ve Mısır’a yakın bir konumda. Bu yakınlık, Salah için gelecekte daha iyi bir durum ve daha güzel işler anlamına geliyor" şeklinde bir değerlendirme yaptı. Böylece, futbolcunun Türkiye’deki kariyerinin hem kişisel hem de iki ülke arasındaki kültürel bağları güçlendireceği vurgulandı.

Ziyaret, Salah’ın köklerine duyduğu saygıyı ve iki millet arasındaki dostluğu pekiştiren bir platform oluşturdu. İlk antrenörü ve köy muhtarı, futbolcunun sadece sahadaki başarısını değil, aynı zamanda bir elçi olarak taşıdığı sorumluluğu da ön plana çıkardı.