Yavuz Ağıralioğlu, Trabzon’da yaptığı konuşmada borsa skandalının tüm yönlerinin incelenmesi gerektiğini vurguladı. 18,5 milyar dolarlık rakamın detaylı bir soruşturma ile ortaya çıkarılmasını talep etti.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Trabzon İl Başkanlığı binasında düzenlenen bir toplantıda ekonomi, borsa spekülasyonları ve denetimsizlik konularına değindi. İl Başkanı Muhammet Kalkıştım ve il yöneticileri de toplantıya katıldı. Ağıralioğlu, kamuoyundaki iddiaların örtülmemesi gerektiğini belirterek, "Fon meselesini, fon meselesi gibi konuşmayı seviyor" ifadesiyle hükümetin tutumunu eleştirdi.
Ekonomi ve Borsa Üzerine Eleştiriler
Ağıralioğlu, fon tartışmalarının sadece sayısal bir mesele olmaktan çıkıp nedenlerinin de konuşulması gerektiğini savundu. "Kim aldı hisseleri? Kim garibanın alın terinden biriktirdiklerini cebine indirdi?" sorularını yönelterek, borsaya girmesi mümkün olmayan şirketlerin sürece dahil edilmesinin sorumlularını sorguladı. Denetim görevini yerine getirmeyenlerin de sorumluluğa çekilmesi gerektiğini vurguladı.
18,5 Milyar Doların Araştırılması
Borsada yaşanan mağduriyetler ve yüksek meblağlı usulsüzlük iddialarına dikkat çeken Ağıralioğlu, basına yansıyan isim ve rakamları hatırlatarak sürecin şeffaf yürütülmesini istedi. "18,5 milyar dolar gibi devasa bir rakam" ifadesiyle, bu tutarın sadece elde edilebilen veri olduğunu ve uzmanların daha yüksek rakamlar öne sürdüğünü belirtti. Ortaya çıkan 2 milyar dolarlık kısmın yanı sıra geriye kalan tutarın da detaylı bir şekilde listelenmesini talep etti.
Soruşturmanın Yönü
Ağıralioğlu, soruşturmaların siyasi kimlik gözetilmeksizin yürütülmesi gerektiğini dile getirerek, "Kim suistimal etmişse, kim garibanı dolandırmışsa; hangi partideyse, bürokraside hangi mevkideyse sonuna kadar gidilebilmeli" dedi. Adalet Bakanlığı’nın iradesini ve Cumhurbaşkanı’nın "Sonuna kadar gideceğiz" söylemini takip ettiklerini belirten konuşmacı, sürecin yarıda kesilmemesini ve AK Parti için de bir iç muhasebe ve arınma vesilesi olabileceğini ifade etti. Liyakatsizlik, denetimsizlik ve kontrol mekanizmalarının eksikliğinin net bir şekilde görülmesi gerektiğini vurguladı.