TRT 1’in sevilen dizisi “Taşacak Bu Deniz”in oyuncuları ve yönetmeni, Trabzon’daki çekimlerde kendilerine gösterilen yakın ilgiyi değerlendirerek izleyicilere teşekkür etti.
TRT 1’de yayınlanan “Taşacak Bu Deniz”in yönetmen ve oyuncuları, kısa sürede geniş bir seyirci kitlesine ulaşan diziyle ilgili görüşlerini Anadolu Ajansı ile paylaştı.
Başrollerini Ulaş Tuna Astepe ile Deniz Baysal’ın üstlendiği dizi, cuma günleri ekrana geliyor. Ayşe Ferda Eryılmaz ve Nehir Erdem tarafından kaleme alınan dizinin yönetmen koltuğunda Çağrı Bayrak bulunuyor.
Diziyi yakından takip eden seyirciler, çekimlerin sürdüğü Trabzon’un Araklı ilçesindeki seti ziyaret ederek oyuncularla bir araya gelmek için yoğunluk oluşturuyor.
“Yıllarca Konuşulacak Bir İş Yapıyoruz”
Yönetmen Çağrı Bayrak, AA’ya yaptığı açıklamada güzel bir proje ve prodüksiyonla yola çıktıklarını söyleyerek diziye gösterilen ilgiden memnuniyet duyduğunu belirtti.

Bayrak, çekimlerin aralıksız sürdüğünü ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:
“Yurdun doğasına, insanına ait bir hikaye anlatıyor olmaktan ekipçe çok mutluyuz. Çok kalıcı bir iş yaptığımızı düşünüyoruz. Yıllarca konuşulacak ve yıllarca da süreceğine inandığım bir iş yapıyoruz. Bizi izlemeye devam etsinler.”
“Trabzon Bize Güç ve Kuvvet Veriyor”
Başrol oyuncularından Deniz Baysal, Trabzon’da çok sıcak karşılandıklarını söyleyerek şehrin doğasına hayran kaldığını dile getirdi.
Dizide hayat verdiği “Esme” karakterine değinen Baysal, şöyle konuştu:
“Bu coğrafyayı tanıyıp, bu coğrafyada yaşayınca, buranın ne kadar zorlu yaşam koşullarına sahip olduğunu anladım. Derler ya ‘Karadeniz insanı inatçıdır’ o inat bana da geçmiş durumda zaten, Allah bana da onlar kadar güç, kuvvet versin. Diziye çok büyük bir ilgi var. Çok teşekkür ediyorum hepsine bizim yanımızda oldukları için. Bize çok büyük güç ve kuvvet veriyorlar.”
“Seyircinin Takdirini Almak Bizi Çok Mutlu Ediyor”
Ulaş Tuna Astepe, daha önce de Trabzonlu bir karakteri canlandırdığını hatırlatarak yoğun bir çalışma temposu içinde olduklarını söyledi:
“Çok memnunum. Çok kalabalık, herkes canını dişine takarak çalışıyor. Sevdiklerini geride bırakarak, Trabzon’da bir hayat kuruyor ve çok emek harcıyoruz bu işe. Seyircinin takdirini almak bizi çok mutlu ediyor, o yüzden memnunuz.”
Astepe, senaristlerin derinlikli bir hikâye yarattığını vurgulayarak:
“Buraya özgü pastoral bir dil oluşturuldu. Hem yönetmenimiz hem görüntü yönetmeni ve bütün disiplinler, herkes bir taş koyuyor taşın üzerine ve ortaya böyle güzel bir yapı çıkıyor. Bu da ekibin ortaya koyduğu bir şey. Tek bir kişinin başarısı değil aslında.”
dedi.

İzleyici ilgisinin kendileri için bir sorumluluk olduğunu ifade eden oyuncu, şu sözleri ekledi:
“Bu seyircinin teveccühü. Bu tabii ki bir sorumluluk da veriyor insana. Bozmak istemiyoruz bu büyüyü, elimizden geleni yapıyoruz, umarım sürdürebiliriz.”
“Adil’in Öfkesine Yetişemediğim Zamanlar Oluyor”
Astepe, canlandırdığı “Adil” karakterine dair şunları söyledi:
“Çok öfkeli bir karakter. Ritmi çok yüksek. Ben günlük hayatımda çok sakin bir insanım, bir fincanın tabağa koyarken çıkarttığı ses yeterlidir hayatımda bana. Bu kadar gürültücü bir insan değilim ama oynarken ona geçmem gerekiyor. O ritim ve gürültü bazen beni yoruyor. Bazen ciğerim yetmiyor, nefesim kesiliyor. Adil’in öfkesine yetişemediğim zamanlar oluyor.”
“Kendimi Buldum, Çok Mutluyum”
Dizide “Eleni” karakterini canlandıran Ava Yaman, sette çok mutlu bir ortam olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Ekip hakikaten çok güzel, kendimi buldum çok mutluyum.”
Yaman, rol arkadaşları Baysal ve Astepe ile oynamanın kendisi için büyük bir şans olduğunu söyledi:
“Eleni ile bazı şeyler tabii ki farklı ama çoğunlukla o merhametidir, karakteridir, mizacı tamamıyla kendime benzettim. O yüzden kendimi buldum. Çok kolay empati kuruyorum karakterle, onun için çok sevdiğim bir karakter oldu iyi ki de Eleni’yle tanıştım.”
Kendisine gösterilen ilgiden memnuniyet duyduğunu belirterek:
“Kiminle karşılaşsam fotoğraf çekilmek için değil, sarılmak için geliyorlar. Bu çok güzel, çok onur duyuyorum.”
dedi.

“Trabzon Kartpostal Gibi Bir Yer”
Oyuncu Burak Yörük, Trabzon’un doğası ve insanı nedeniyle çok özel bir şehir olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
“Çok mutluyuz, hiç İstanbul’a dönesimiz yok açıkçası. Canım İstanbul’u da çok seviyorum. Tabii ki orası ayrı burası ayrı. Ailemi, arkadaşlarımı çok özlüyorum ama burası kartpostal gibi inanılmaz güzel bir yer.”
“Mutlu Yapılan İş Başarıyı Getirir”
Onur Dilber, çocukluğunu geçirdiği bölgede yıllar sonra dizi çekmenin kendisini mutlu ettiğini belirtti:
“İyi hissederek, eğlenerek, mutlu olarak yapılan işler başarı getirir. Hangi meslek olursa olsun, mutlu olarak yapılabiliyorsa bir iş o kişi, o işi kendi alanında başarıyla mükâfatlandırılır diye düşünüyorum.”
Dilber, Trabzon insanının duygularını yoğun yaşadığını söyleyerek şöyle devam etti:
“Her şey coğrafyaya benziyor aslında. Horon coğrafyaya benzediği için o kadar hızlı. Sert bir coğrafya dolayısıyla duygular da çok sert, öfke çok sert, hızlı olmak zorundayız. Yağmur yağdı fındıklıktan çık, yağmur gitti hemen fındıklığa in, fındığın üstünü ört, gibi bir ritmimiz var. Bu duygularına da yansıyor. Dolayısıyla sinirli, öfkeli veya çok duygusal tepkiler verebiliyor.”
Yaptığı karakterde de bu özellikleri yansıtmaya çalıştığını belirterek dizide olmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.
“Trabzon’un Konukseverliği Beni Çok Mutlu Etti”
Oyuncu Yeşim Ceren Bozoğlu, meslekte 34. yılı geride bıraktığını hatırlatarak Türkiye’nin birçok ilinde çalıştığını, Trabzon’daki konukseverliğin kendisini çok mutlu ettiğini ifade etti.
Kaynak: bulten61.com / AA


Yorumlar