Karadeniz’deki palamut bolluğu balık fiyatlarını düşürürken balıkçılık sektöründe avcılığın sürüp sürmemesi konusunda tartışma yarattı. Samsun Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Atıf Malkoç, özellikle Doğu Karadeniz’de yoğunlaşan palamutların başka deniz canlılarını tükettiğini öne sürerek avcılığın devam etmesini istedi.
Malkoç Avcılığın Sürmesini Savundu
Giresun’dan Hopa’ya kadar palamut bulunduğunu belirten Malkoç, bolluk döneminde balığın tanesinin 30 ila 50 TL arasında satıldığını söyledi. Avcılığın hem palamudun vatandaşlarca tüketilmesini hem de denizdeki diğer canlıların korunmasını sağlayacağını savundu. Palamut sürülerinin karşılarına çıkan balık ve diğer deniz canlılarını tükettiğini ileri süren Malkoç, balıkların bir an önce avlanarak uygun fiyatlarla satışa sunulması gerektiğini dile getirdi.
Balık avcılığının azaltılmasını isteyen bazı birliklerin görüşüne katılmadığını belirten Malkoç, Türkiye’de kişi başına balık tüketiminin düşük olduğunu söyledi. Tüketimin artırılmasını ve avlanan balıkların değerlendirilmesini savunan Malkoç, kota uygulanması gerektiğini ifade etti. Geçmişte balıkların tuzlanarak saklandığını, yaz aylarında da tüketildiğini hatırlattı; 20-30 yıl önce palamutların çok miktarda tenekelerde tuzlandığını ve çiroz olarak da yenildiğini anlattı. Tuzlu palamudun tüketilebileceğini belirtti.
Palamut Yoğunluğu Doğu Karadeniz’de
Malkoç, bu sezonki bolluğun önceki dönemlerden farklı olduğunu söyledi. Hava sıcaklıklarının palamut üzerinde etkili olduğunu, kışın tam olarak yaşanmadığını kaydetti. Geçmişte bazı sezonlarda ve dört-beş yıl önce Marmara ile Karadeniz’de palamut bolluğu görüldüğünü, ancak bu sezonki yoğunluğa ulaşmadığını ifade etti. Doğu Karadeniz’in farklı noktalarında palamut bulunduğunu, Batı Karadeniz’de ise şu anda aynı ölçüde bolluk olmadığını söyledi. Balıkların batıdan doğuya geçtiğini, daha sonra yeniden batıya döneceğini belirtti.
Palamutların dönüş hareketi başladığında farklı yerlerde de görülebileceğini söyleyen Malkoç, Boğaz’dan geçebilenlerin ilerleyeceğini, geçemeyenlerin öleceğini öne sürdü. Palamudun uzun ömürlü olmadığını, yaşam döngüsünü tamamladıktan sonra doğduğu yerde öldüğünü ifade etti. Hamsinin üç yıl yaşadığını, palamudun ise aynı özellikte olmadığını söyleyerek avcılığın sürmesi gerektiği görüşünü yineledi.
Buzhaneler Dolduğunu Belirtti
Karadeniz’de palamut yoğunluğunun istavrit, mezgit, yengeç ve çinakop yavruları gibi türleri de etkilediğini savunan Malkoç, denizde başka canlı kalmadığını öne sürdü. Bu nedenle palamutların Karadeniz’den avlanması ve tüketilmesi gerektiğini söyledi.
Palamudun Giresun civarlarına geldiğini ve Rusya tarafından da balıkların geleceğini belirten Malkoç, deniz soğudukça balıkların büyüyüp yavaşlayacağını, böylece avlanmalarının kolaylaşacağını ifade etti. Buzhanelerin dolduğunu söyleyen Malkoç, bolluğun her yıl yaşanmadığını vurguladı. Halkın palamudu alıp evinde saklayarak daha sonra tüketebileceğini dile getirdi. Balığın bu fiyatlardan alınmasının alışılmadık olduğunu belirten Malkoç, devletin balıkçılara destek verdiğini ve balıkçıların da halka uygun fiyatlı balık sunarak destek olduğunu söyledi.

