Trabzon’da gençlerin iş bulamama ve gelecek kaygısı nedeniyle başka şehirlere göç etmesi, şehrin nüfus ve üretim gücünü zayıflatıyor. Bu durum, ailelerin ve mahallelerin sosyal dokusunu da etkiliyor.
Gençlerin Göç Nedenleri Şehirde iş bulamayan gençler, emeğinin karşılığını alamadıklarında göç etmeyi tercih ediyor. Bu tercih, kişisel bir karar gibi görünse de aslında bir mecburiyet haline geliyor. Gençlerin gidişiyle bir evin odası boşalıyor, bir annenin gözü yolda kalıyor ve mahallenin sesi azalıyor. Böylece sadece nüfus değil, şehrin üretme gücü ve geleceğe dair heyecanı da gerileiyor.
İstihdam ve Yatırım İhtiyacı Gençlerin kalmasını sağlamak için yeni iş alanları yaratacak yatırımlar ve istihdamı artıracak projeler şart. Şehirde kapanan iş yerleri, azalan ticari hareketlilik ve ayakta kalma mücadelesi veren esnaf, ekonomik tablonun zayıfladığını gösteriyor. Turizmin yanı sıra tarım, sanayi, teknoloji, girişimcilik ve hizmet sektörlerinde kalıcı istihdam oluşturulmalı. Üniversiteler, meslek odaları ve yerel yöneticiler, nitelikli insan gücünün yetişmesine katkı sağlamalı.
Bu sorun tek bir kurumun ya da belediyenin tek başına çözebileceği bir mesele değil. İş insanları, devlet desteği ve kamu kurumlarıyla birlikte yatırım engellerini azaltmalı, somut fırsatlar sunmalı. Düzenli, hedefi belli buluşmalarla gençlerin şehirde kalma koşulları doğrudan sorulmalı ve öneriler kayıt altına alınarak takip edilmelidir. Böylece gençlerin sadece sözle değil, gerçek imkanlarla geleceğini görmeleri sağlanabilir.
Sonuç olarak, her gidenin ardında bekleyen aileler ve toplumsal bağlar var. “Bir gün dönerim” diyerek yola çıkanların kaçının geri dönebileceği sorgulanmalı. Trabzon, gençlerinin bavulunu hazırlamadan önce kendi şehirlerinde bir gelecek görebilmelerini temin etmelidir. Aksi takdirde şehir, sadece bayramdan bayrama gelen bir yer haline gelebilir.

