Trabzon’un Ortahisar ilçesindeki Çağlayan Mahallesi’nde, limandan kömür sevkiyatı yapan firmaların depolama alanı olarak kullandığı tesislerin bölgeden çıkarılması ihtimali, sektörde geçimini bu işten sağlayan işletmeci ve çalışanları endişelendirdi. Kömür işletmecileri ile nakliyeciler, olası mağduriyetlere dikkat çekmek için açıklama yaparak kapatma veya taşınma yerine çözüm bulunmasını istedi.

Sektör temsilcileri, yaklaşık 1.410 kişilik doğrudan istihdama işaret ederek kömür depolarının çevreye ve insan sağlığına etkileri, Trabzon Limanı’na ekonomik katkısı, turizm güzergâhı ve taşınma maliyetleri hakkında somut verilerin kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti. Çevrenin korunmasına ve denetimlere karşı olmadıklarını belirten temsilciler, mevcut alanların mevzuata uygun hâle getirilmesini savundu. Açıklamalarında, kapatılmak yerine dinlenmek, taşınmak yerine çözüm üretilmesi ve ayrıcalık değil adalet istediklerini ifade ettiler.

Şikâyetler ve sağlık iddiaları için kayıt ve rapor çağrısı

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin kömür tesislerinin faaliyete başladıkları dönemden bu yana çevresel etkileri nedeniyle vatandaş şikâyetlerine konu olduğu yönündeki açıklamasına yanıt veren sektör temsilcileri, iddianın resmî kayıtlarla desteklenmesini istedi. Kaç şikâyet yapıldığının, bunların hangi tesis ve tarihlerle ilgili olduğunun, gerekçelerinin ve resmî kurumlarca kaçının haklı bulunduğunun açıklanması çağrısında bulundular. Ayrıca mevzuata aykırılık tespit edilen tesisler ve uygulanan yaptırımlar hakkında bilgi talep ettiler.

Temsilciler, genel ifadeler yerine varsa resmî şikâyet ve denetim sonuçlarının ortaya konmasını beklediklerini belirtti. Eksiklerini öğrenip gidermeye hazır olduklarını, ancak somut veriler olmadan bütün sektörün aynı şekilde değerlendirilmesinin doğru olmayacağını kaydettiler.

Kömür depolarının insan sağlığını tehdit ettiği yönündeki değerlendirmeler için de bilimsel dayanakların paylaşılmasını istediler. Hangi çalışma, ölçüm veya resmî raporun hangi tesis hakkında bu sonuca ulaştığının açıklanması çağrısı yapan temsilciler, böyle bir rapor varsa kamuoyuna sunulmasını talep etti. İnsan sağlığını tehdit ettiği gerekçesiyle yıllardır faaliyet gösteren bir işletmenin çalışmalarının sona erdirilmesinin işletme itibarı, çalışanlar ve ticari ilişkiler açısından ağır sonuçlar doğurabileceğini savundular.

Sektör temsilcileri çevreyi ve insan sağlığını ekonomik çıkarların karşısına koymadıklarını; çevresel önlemlerin alınmasını, eksiklerin giderilmesini ve denetimlerin sürmesini kendilerinin de istediğini bildirdi. Faaliyetin durdurulması yerine gerekli tedbirlerin belirlenmesi ve uygulanması gerektiğini ifade ettiler.

Kömür ticaretinin ekonomik etkisi ve istihdam

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin kentte konutlarda kömür kullanımının sınırlı olduğu ve tesislerin faaliyetlerine son verilmesinin kent ekonomisine darbe olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki açıklamasına karşı çıkan temsilciler, kömür ticaretinin yalnızca evlerin yakıt ihtiyacından ibaret olmadığını belirtti. Depoların sanayi kuruluşlarına, çay fabrikalarına, balık ve süt ürünleri sektörlerine, turizm işletmelerine, farklı ticari işletmelere ve kamu kurumlarına hizmet verdiğini; bölgedeki diğer illere ürün ulaştıran bir lojistik ve ticaret zincirinin parçası olduğunu kaydettiler.

Bu nedenle konutlarda doğal gaz kullanımının yaygın olmasına ilişkin değerlendirmenin, kömür ticaretinin Trabzon ekonomisindeki rolünü tek başına açıklamadığını savundular. Evlerdeki kömür kullanımıyla sanayi ve ticaretin tedarik zincirindeki kömür faaliyetlerinin aynı başlık altında ele alınmaması gerektiğini dile getirdiler.

Temsilcilerin daha önce kamuoyuyla paylaştığı verilere göre, Trabzon’da kömür sektörü yaklaşık 1.410 kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. Açıklamada sektörün yalnızca depo çalışanlarından oluşmadığı; nakliyecileri, şoförleri, liman hizmetlerini, yükleme ve boşaltma faaliyetlerini, iş makinelerini, bakım-onarım hizmetlerini, taşeronları ve bu çalışanların ailelerini de etkileyen geniş bir yapıya sahip olduğu belirtildi.

Depoların faaliyetlerinin sona ermesinin bu bağlantılı iş kollarına ve çalışanların ekonomik hayatına yansıyabileceğini ifade eden temsilciler, istihdamın ve ailelerin geçiminin kent ekonomisinin parçası sayılıp sayılmadığını sordu. Bir işçinin gelirinin evinden ve eğitim masraflarından şehirdeki diğer esnafa kadar uzanan bir ekonomik zincir oluşturduğunu belirterek, sektörün ekonomiye etkisi olmadığı yönündeki değerlendirmenin hangi ekonomik analiz veya rapora dayandığının açıklanmasını istedi.

Liman faaliyeti, turizm ve taşınma maliyetleri

Sektör temsilcileri, Trabzon Limanı’nın yalnızca kömür ticaretine bağlı olduğunu ileri sürmediklerini belirtti. Bununla birlikte kömür ticaretinin limana gemi getirdiğini, yükleme ve boşaltma faaliyeti oluşturduğunu, depolama ve nakliye zincirini harekete geçirdiğini savunarak bu katkının göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydetti. Kömürün limandan çıkarılmasının limanın tamamen kapanması anlamına gelmeyeceğini, ancak ekonomik etkisinin de bulunmadığı sonucuna varılamayacağını ifade ettiler. Ticaret hacmini azaltmak yerine artırmanın yollarının aranmasını istediler.

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin Değirmendere Vadisi’nin Sümela, Kuştul ve Vazelon manastırları ile Hamsiköy gibi turizm destinasyonlarına giden güzergâhta bulunduğu yönündeki değerlendirmesine de yanıt veren temsilciler, turizme karşı olmadıklarını ve Trabzon’un turizm şehri olmasını istediklerini belirtti. Turizm ile sanayi ve ticaretin birbirinin alternatifi ya da düşmanı gibi görülmesini doğru bulmadıklarını kaydederek, gerekli çevresel önlemlerle bu faaliyetlerin aynı şehirde yürütülebileceğini savundular.

Çevresel görünüm veya toz sorunları bulunduğu düşünülüyorsa yatırımların yapılabileceğini, saha standartlarının yükseltilebileceğini, denetimlerin artırılabileceğini ve ek önlemlerin alınabileceğini ifade eden sektör temsilcileri, çözümün neden doğrudan kapatma olması gerektiğini sordu.

Depoların başka bölgelere taşınması ihtimaline karşı çıkan temsilciler, mevcut alanlarda yıllar içinde iş makineleri, depolama sistemleri ve altyapı kurulduğunu; çalışanların, müşterilerin ve ticari bağlantıların bu bölgelerde oluştuğunu belirtti. Yeni bir yer gösterilmesinin taşınmanın ekonomik ve hukuki açıdan uygulanabilir olduğu anlamına gelmediğini vurguladılar.

Taşınma durumunda yeni izin ve ÇED süreçlerinin yanı sıra altyapı, zemin ve saha yatırımları, ulaşım ve lojistik giderleri ile yeni müşteri ve tedarik planlamalarının gündeme gelebileceğini aktardılar. Bu maliyetleri kimin karşılayacağı ve bugüne kadar yapılan yatırımların nasıl değerlendirileceği konusunda somut açıklama istediler.

Mevcut alanların mevzuata uygun hâle getirilmesi talebi

Sektör temsilcileri denetimlerin yapılmasına veya çevre kurallarının uygulanmasına karşı olmadıklarını yineledi. Eksiklik bulunması hâlinde bunların giderilmesini, gerekli yatırımların yapılmasını ve çevresel tedbirler artırılarak faaliyetlerin sürdürülmesini istediklerini bildirdiler. Taleplerini, kapatma yerine düzeltme ve mevcut alanları mevzuata uygun hâle getirme olarak ifade ettiler. Bunun mümkün olmadığı ileri sürülüyorsa teknik ve bilimsel gerekçelerin ortaya konmasını talep ettiler.

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin değerlendirmelerine saygı duyduklarını belirten temsilciler, sektörün geleceğini ilgilendiren kararların somut verilere dayanması gerektiğini vurguladı. Kömür depolarının çevreye veya insan sağlığına zarar verdiği belirtiliyorsa bilimsel raporların; sürekli şikâyet olduğu söyleniyorsa resmî kayıtların açıklanmasını istediler. Sektörün Trabzon ekonomisine etkisinin bulunmadığı yönündeki görüş için ekonomik analiz, taşınma talebi içinse mevcut alanlarda faaliyetin neden sürdürülemeyeceğini ortaya koyan teknik ve hukuki gerekçeler talep ettiler.

Açıklamanın sonunda konunun yalnızca sekiz kömür deposuyla sınırlı olmadığını belirten sektör temsilcileri, Trabzon’da yatırım yapan, çalışan ve ticaretle geçinen insanların geleceğinin söz konusu olduğunu ifade etti. Çevreyi koruyarak ticaret yapmak, çalışanları koruyarak faaliyetleri sürdürmek, kentte kalmak ve istihdam sağlamaya devam etmek istediklerini bildirdiler.